26 Temmuz 2011 Salı

Hot Tamale

Çok çok sevgili okur

  • Nick ve url arayışlarım halen sonuçsuz ancak size güzel bir haberim var.
  • Bundan böyle blogun ana başlığına yazdığım  konunun başlığını vermeye karar verdim.
  • Boş durmasından iyidir canım.
  • Ki Bu haftaki başlığım çoğunuzunda bildiği efsane, bir o kadar dile dolanan Hot Tamale.

  • hat tımale.hat hat tımale.hat tımale hat hat.
  • Her dinleyişimde dilime dolanıyo mübarek.
  • Neyse
  • Ankara'da ayılana, bayılana, daralana Gölbaşı'nda ki aquapark ı önereceğim.
  • Gidin, yatın, güneşlenin.Amele yanıklarınızdan kurtulun.
  • Ayrıntı http://www.ankaraaquapark.com/
  • Başka bir önerim daha var.
  • Yine Ankara'da sıkılana,daralana, akşam ne yapsak ki diyene.(bunu cumartesi akşamı için diyor olması lazım tabii) CerModern'de cumartesi akşamları açıkhava sineması var.
  • Ankara'da olduğum her hafta(tabi para da olması lazım) gitmeyi planladığım bir olay.
  • Açık hava sinemasına hiç gitmemişseniz eğer, çok şey kaçırmışsınız demektir.
  • Film izlerken uçak geçiyor, kafanı kaldırıp bakabiliyorsun.Hafif esiyor, üşüyorsun falan.Bunlar benim küçüklüğümden beri kapalı sinema da hiç yapamadığım, hissetmediğim şeylerdi
  • 8 lira bide mis gibi fiyatı var.
  • Du yu layk tımalee. Hat tımalee? Ay layk tımale hat hat.
  • Bu aralar poker'de ne şanslıyım öyle yahu.
  • Bir başka konu da Tarkan.
  • Normalde şarkılarının çoğunu bilmediğim, dinlemekten pek haz etmediğim Tarkan'ın Fanta konserinde ne eğlendim öyle yahu.
  • Bir de,
  • Benim adaş (Berk Özdemir) bana jest yapmış.Adımı blogunda yazmış falan.Ben de eksik kalmayayım deyiverdim.Hazır bu maddecikteyken şunu söylemeliyim.Adaş sana çok özeniyom lan.Nasıl o kadar uzun yazabiliyon? Nerden buluyon o kadar yazacak şeyi? Merak edene linki http://benbirseyyaziyorum.blogspot.com/
  • Yahu şu King denen oyunu bikaç hafta önce öğreniverdim de.Batak oynayarak geçirdiğim zamana acıyıverdim.
  • Ne güzel oyun o öyle.
  • Bir de hep kaybetmesem o oyunun üstüne yok ancak gelin görün kazanamıyoruz.
  • Öyle ki oyun içinde oyun yani.Rıfkı'sı var, el almazıı var, kız almazı var...Varda var.
  • Bir de yaklaşık 1 saat sonra yola çıkıcam.
  • Köyüme gidiyorum Niksar'a (Tokat)
  • Bir sonraki yazımda bol bol oraların güzelliklerinden bahsetme sözü vererek bu yazımı sonlandırıyorum.
  • (Tabiki deteşekkür ve teessüflerimi pas geçmeyeceğim)
  • Sürç-i lisan etiysem affola (Böylemi yazılıyordu bu yahu)
Teşekkür
     
Telefonuma (50 tl' lik bir tamir karşılığında çalıştığı için)
Amcama (14 tane Fanta festival bileti verdiği için)
Çağlar Abi'ye (King öğrettiği için)
İlk yazımı beğendiğini söyleyenlere ( Bu yazı için bir nevi doping etkisi yarattıkları için)
Hot Tamale'ye (her dinleyişimde yüzümü güldürdüğü için)

Teessüf

Facebook'umu hackleyen şahsa (Beni küçük düşürmeye çalıştığı için)
Windows Media Player'a ( Dvd filmleri oynatmamakta ısrarcı olduğu için)
Havalara ( Çok sıcak oldu.Terliyoruz yahu)
Twitter'a (140 karakterlik yazı kotası koyduğu için)

                                                                                                   Sevgiler,Saygılar...

18 Temmuz 2011 Pazartesi

Hoşgeldim

Çok sevgili okur

  • Kaç zamandır düşünüyodum bi blog açsam, insanlar okusa, mutlu olsam, falan diye.Kısmet bugüneymiş meğersem.
  • Bu uzun zamandır düşünmemin bir sebebi de. Nick im ne olcak, url ne  olcak, başlık ne olacak sorularına bulamadığım yanıtlardır.(Sizin de görmüş olduğunuz gibi halen bir cevap bulabilmiş değilim)
  • Yazılarımı adaşımın bloğunda gördüğüm gibi.Onun da Alpay Erdem'den gördüğü gibi.Mizah dergilerinde sıkça görebileceğiniz "madde madde" yazmaya karar verdim.  Bence iyi ettim.
  • Bu bloğun formatının daha çok günlük şeklinde olmasını planlıyorum. (olmayabilir de)
  • Neyse
  • Haftasonu Rize'deydim. Atlas Dergisi ve Doğadan' ın baya bir kıyağını görmüş şekilde döndüm.
  • İçimde bir burukluk var.
  • Ellerinde mıhlama, bizi karşılayan , güler yüzlü insanlar vardı.
  • Rize ne güzel yerdi öyle ya.


  • İşte böyle yerler vardı.
  • Bol miktarda kaliteli şarap, sağda solda yakılmış ateşler ve çok iyi bir müzisyenimiz de vardı.
  • Ne güzel söyleyidu öyle.
  • Kenan Amca' nın çay bahçesi ve o çay bahçesinde çay toplayan bir "ben" de vardı.
  • Faydalı bir bilgi de yaşlanmak istemeyenler için vardı.Çayın tomurcuğu tam bir antioksidan'mış! Yemeden geçmedim tabii.
  • Şundan da söz etmeden geçemicem. Fırtına deresi üzerinden uçarak geçtim.Evet ben geçtim! (İplerin ve makara düzeneğinin varlığını da yok sayamam tabii) Ne güzel duyguydu o öyle.
  • Tamamen konuyla alakasız Voldemort' da ne öldü öyle yahu.
  • Yazımın sonuna gelirken Alper Ocak Beyefendi'de gördüğüm ve hoşuma giden bir bölümü de blog geleneğime katmak istiyorum.
          Teşekkür
           Mustafa Amca'ya (Bizi geç kaldık korkusundan kurtaran kahraman minibüsçümüz)
           Atlas Dergisi'ne (Böyle bir organizasyon yaptıkları için)
           Doğadan firmasına (Sayelerinde cebimizden 5 kuruş çıkmadı ve uzun bir süre yetecek kadar çay stoğumuz oldu) 
           Anneme (O haber vermeseydi böyle güzel bir etkinlikten habersiz, Ankara sıcağında kavrulacaktım)

           Teessüf
            Ayakkabılarıma ( Su geçirmez olduğu halde her yağmurda su geçirdiği için)
            Cep Telefonuma (Yağmur sebebiyle ıslandığı ve bozulduğu için)
            Ulusoy Firmasına (13 saatlik yolu dizlerim ön koltukla bitişik şekilde geçirdiğim için)
            Çadırımıza (Gece yağan yağmurda içeride su birikintisi oluşturduğu için)

                                                                                                             Saygılar...